Yazılarım

Veriş Niyetimiz

Maddi ve/veya manevi olarak karşılıksız verdiğimizde neler olabilir?

-İyilik yaptığımız fikriyle farkında bile varmadan egomuz büyüyebilir, kibre, gurura kapılabiliriz.

-Verdiğimiz tarafı minnet borcuyla yüklemiş olabiliriz.

-Verilen tarafı almaya bağımlı hale getirebiliriz.

-Alan taraf da karşılıksız vermeyi öğrenebilir.

-Veren taraf koşulsuz verişin ve hizmetin manevi hazzını tadabilir.

-Verenin bu imkân için yüreği şükürle dolabilir.

Bunların birden fazlası bir arada da olabilir. Bu ihtimaller belki daha da çoğaltılabilir. Ne türden etkileri olduğunu ancak süreçte öğrenebiliriz.

Karşılık almadan veremiyorsak veya bazen koşulsuz karşılıksız verip, bazen de karşılık alarak yaptığımızda da süreçte beliren durumlardan öğrenme konusu yine aynı.

Bir de söylenenlere göre an’da an’ın dikkatiyle her durumun özgün niteliklerini yüreğimizde hissederek eyleme geçmek var ki, bu da ancak önceki süreçlerden geçerek mümkün görünüyor ve yine ancak süreçteki ifadelerinden neye veya nelere hizmet ettiğini fark etmek mümkün olabiliyor.

O zaman önceden nasıl bileceğiz? Garanti isteyen egosal yönün, zihnin bir sorusu. Bana göre cevap; dünya zemininde yaşamı, doğrusal zaman fonksiyonuna göre deneyimlediğimiz sürece bunu bilemeyeceğimiz.

Her birimiz gerçek niyetimizi fark etmeye dikkat kesilerek, o anki vicdan yapımıza göre hareket edip, öyle veya böyle süreçte göreceğiz, öğreneceğiz. Niyetimiz önemli…